Biyoinformatik ve Genetik Bölümü

Biyoinformatik ve Genetik Bölümü tüm dünyada biyolojinin ana konusu haline gelmiştir. Günümüzde bu alandaki çalışmalar hem bilimsel hem de popüler yaşamın ilgi odağı durumundadır. Bu anlamıyla moleküler biyoloji ve genetik, temel biyoloji çalışmalarından ayrılarak kendi başına bir bilimsel çalışma alanı olmuştur. Ülkemizde, moleküler biyoloji bilgileri ile donatılmış moleküler biyologlar noktasında çok önemli bir açık vardır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Programı, bu alanda uzmanlaşmış elemanları yetiştirmeyi amaçlar. Bölümün esas amacı, uluslararası düzeyde bilim adamı yetiştirmek olup öğrencilerinin bu amacı gerçekleştirecek bireyler olmalarını sağlamaktır.

Kişisel Özellikler
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programına girmek isteyenlerin; fen derslerinde başarılı, meraklı, gözlemci, sabırlı, araştırmacı kişiler olmaları gerekir. Çalışmalar bazen yıllarca sürecek araştırmaları gerektirir. Her şeyden önce, doğayı sevmek, canlılarla uğraşmaktan hoşlanmak ve bilimsel çalışmalardan doyum sağlamak önemlidir.

Dersler ve Eğitim Süreleri
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programının dört yıl sürecek öğretiminde; Biyoloji, Kimya, Matematik ve Bilgisayardan Başka Elektrik ve Manyetizma, Mikrobiyoloji, Fizyoloji, Gen Moleküler Biyolojisi, Gen Mühendisliği Uygulamaları gibi dersler okutulur. Öğrencilere staj ve bitirme projesi yaptırılır.

Sosyal Statü ve Ünvanlar
Moleküler Biyoloji ve Genetik Programını bitirenlere ?Moleküler Biyolog? unvanı verilmektedir.

Çalışma Sahaları
Moleküler Biyologlar hastanelerde, sağlık koruma enstitülerinde, ıslah merkezlerinde, ilaç endüstrisinde görev alırlar ve laboratuarlarda özellikle hücrelerin incelenmesi, genetik yapısının çözümlenmesi ve iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yaparlar. Moleküler Biyologlar üniversitelerin, fen, tıp, ziraat, eczacılık ve veterinerlik fakültelerinde akademisyen olabilirler, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu gibi resmi kurumlarda ve ilaç endüstrisinde araştırmacı, çeşitli sağlık kuruluşlarının laboratuarlarında yönetici olarak görev alabilirler.

İnsan genomu proje sonuçlarının 2001’de yayınlanması, biyoinformatiği multidisipliner bir bilim dalı haline getirmiştir. Biyoinformatiğin en temel hedefi, genetik kodumuzun yazılı olduğu DNA’daki nükleotid diziliminden yola çıkarak hastalıklara sebep olan mekinazmayı anlamaya çalışmak ve bu doğrultuda tedavi yöntemlerinin gelişimine katkı sağlamaktır. Bunun için biyolojinin yanı sıra istatistik, matematik, fizik, kimya ve biyokimya gibi çok farklı bilim dallarından faydalanır. Bilgisayar ortamında gerçekleşen bir bilim dalı olduğu için en son teknolojiyi kullanır, ve bu ortamda uygulanacak ileri düzey istatistiksel yöntemler geliştirir. Kısaca, biyoinformatik, biyolojik sistemlerin işleyişini moleküler düzeyde açıklamak için, istatistiksel yöntemlerin bilişim teknolojileri yardımıyla geliştirildiği ve uygulandığı bir bilim dalıdır.

Bilgisayar destekli ilaç tasarımı, bölümümüzdeki öğretim üyelerinin araştırma konularından biridir. Hastalığa sebep olan mekanizmaya ait bir reseptör molekülün bilgisayar ortamında moleküler modeli yaratıldıktan sonra, bu moleküle bağlandığında işleyişine, hastalığı sonlandıracak şekilde etki edecek bir ilaç molekülü modeli tasarlanır. Bu ilaç molekülü, daha önceden sentezlenmemiş yepyeni bir model olabileceği gibi, milyonlarca molekülü barındıran bir veritabanından seçilmiş te olabilir. Herhangi bir ilaç molekülünün reseptöre bağlandığında ne şekilde etkili olacağı ilaç ve reseptör arasındaki kuvvetlerin miktarına bakılarak tahmin edilir. Bu kuvvetler, fiziğin en temel kanunlarına dayalı olarak geliştirilmiş enerji denklemleri aracılığıyla hesaplanabilmektedir. Bu sayede, deneysel ortamda sentezlemesi ve analizi uzun süreler gerektirecek yüzbinlerce molekül ve etkileri, in silico ortamda birkaç gün içinde taranarak belirlenmektedir.

İlaç moleküllerinin bağlandığı reseptörlerin dinamik yapısının incelenmesi, araştırma konularından bir diğeridir. Reseptörler, canlı organizmadaki en önemli “makromoleküllerdir”. Hastalığa sebep olan mekanizmadaki aksaklıklar bu moleküllerin aşırı ya da az çalışmasından kaynaklanır. Reseptörler dinamik yapılardır ve işleyişleriyle bağlantılı şekilde hareket ederler. Bu alanda yaptığımız araştırmalar, bu dinamik yapıyı anlamaya çalışır ve işleyişi bozacak yönde gelişen genetik mutasyonların sebep olduğu yapısal değişimleri ortaya çıkartır.

Ligand moleküllerin bağlanması sonucu aktif hale geçen iyon kanalı proteinlerinin çalışma dinamiklerini anlamak için özgün simulasyon yöntemleri geliştirmek bölümümüzdeki araştırma konularından bir diğeridir. İyon kanalları sinir hücre zarında elektriksel potansiyel farkını regüle ederek sinirler arası sinyallerin iletilmesini sağlayan makromoleküllerdir. Çalışma mekanizmalarındaki aksaklıklar epilepsi, Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi sinir ve kas hastalıklarına sebep olur. Ayrıca, vücuda alınan alkol veya uyuşturucuda bulunan moleküllerin ilk hedeflediği reseptörlerdir. Ancak, bu protein ailesinin yapısı ile ilgili yeterli deneysel bilgi bulunmadığından çalışma mekanizmalarını anlama konusunda henüz çok ileri gidilememiştir. Bölümümüzde, nikotinik acethlycholine reseptör ailesi başta olmak üzere iyon kanallarının homoloji modelleme ile yapılarının belirlenmesi ve sonrasında, bağlanan küçük moleküllerin reseptörün çalışma mekanizması üzerindeki etkileri incelenmektedir.

Çalışılan biyolojik sistemler arasında, bir hücre zarı reseptörü olan b2-adrenergic reseptörü, phosphodiesterase IV, triosephosphaste isomerase, nikotinik acethlycholine reseptör, GABA-R (gamma-amino butyric acid) reseptörleri bulunmaktadır.

İş olanakları: Bu programın mezunu akademik alanda çalışmalarına devam edebileceği gibi, ilaç ve biyoteknoloji firmalarındaki araştırma pozisyonları için aranılan kişiler olacaktır.

Genetik ve Biyoinformatik Bölümünü Tercih Edenlerde Olması Gereken Özellikler Nelerdir?

Üstün bir akademik yeteneğe sahip, fen bilimlerine ve özellikle biyoloji ve kimyaya ilgili ve bu alanlarda başarılı, bilimsel meraka ve araştırmacı yapıya sahip, tasarım ve tasarladığını uygulayabilme gücüne sahip, kimyasal ve biyolojik maddelere karşı allerjisi bulunmayan, sabırlı, dikkatli, sorumluluk sahibi kişiler olmaları gerekmektedir.

Genetik ve Biyoinformatik Bölümünde Okutulan Dersler Nelerdir?

Fizik, genel kimya, biyolojiye giriş, ayrık matematik, diferansiyel denklemler, olasılık ve istatistik, biyokimya, biyoinformatik, moleküler biyoloji ve biyoteknoloji gibi dersler görülür.

Genetik ve Biyoinformatik Mezunlarının Çalışma Alanları, İmkanları Meslekte İlerleme

Genetik Biyoinformatik bilimlerinin hem dünyada hemde ülkemizde geleceği son derece parlak meslektir. Araştırma destek programlarında birinci derecede önceliği olan bir alandır. Dünyada en fazla iş potansiyeli olan meslek alanlarından birisidir. Ülkemizdede Genetik ve Biyoinformatik mezunlara olan talep sayısı, çalışma olanakları ve önerilen iş kalitesi her geçen yıl giderek artmaktadır.

Genetik ve Biyoinformatik mezunları; ülkemizde, kamu ve özel sektörde (ilaç, biyomedikal, biyoteknoloji, tarım ve gıda sektörleri araştırma geliştirme birimleri, çevre koruma, kalite kontrol birimleri) gibi araştırma enstitülerinde araştırıcı yada yönetim kademelerinde, tıp sektöründe (hastanelerin araştırma laboratuvarı, tüp bebek üniteleri) gibi genetik uzmanı olarak çalışabileceklerdir. Genetik ve Biyoinformatik mezunları için başka bir seçenek akademik kariyer olup, bu doğrultuda lisansüstü eğitimlerini gerek yurtdışı gerekse yurtiçi üniversitelerde rahatlıkla sürdürebileceklerdir.

Bölüm MF-3 puan türü ile alım yapmaktadır. Yani daha çok sayısal çıkışlı öğrencilerin tercih ettiği bir bölümdür. Bölümü tercihlerinde yazmayı
düşünenler YGS’den en az 180 baraj puanını aldıktan sonra LYS-1 ve LYS-2 sınavlarına da girmek zorundadır. Bölümün amacı, hastalıklara sebep olan kaynakları belirlemek ve bu kaynakları önleyecek veriler hazırlayacak, bilgisayar üzerinden modeller hazırlayacak ve ilaç modellerini, etkilerini belirleyecek uzman kişiler yetiştirmektir. Bu bölümden mezun olanların işi genellikle bilgissayar ve diğer son teknoloji cihazlardır.

Biyoinformatik ve Genetik Bölümü Mezunları Ne İş Yapar, Nerede Çalışır?

Bölüm mezunları her türlü tıbbi ilaç firmaları ile biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren firmalarda çalışabilir. Ayrıca ALES, Yabancı Dil
gibi sınavlarda başarılı olanlar, üniversitelerde öğretim görevlisi olarak kariyerlerine devam edebilirler.

Biyoinformatik ve Genetik Bölümü İş Olanakları Çalışma Alanları

Kamu kurumlarında görev almak isteyenlerin KPSS sınavında başarılı olması şarttır. Bu şartı yerine getiremeyenler ilaç firmalarına şahsi başvuruda
bulunarak, bu firmalarda araştırmacı, geliştirmeci rolünde çalışabilirler.

Biyoenformatik ve Genetik Bölümü Maaşları Ne Kadar?

Biyoinformatik ve Genetik Bölümü maaşları farklı olabilmektedir. Çünkü çalışılan kurumlar veya firmalar da farklı olmaktadır. Herhangi bir devlet kurumunda çalışanların 2300-2600 doaylarında maaş alabileceği bilinmektedir; ancak özel tıbbi ilaç firmalarında çalışanlar asgari ücretin 2-3 veya daha üstü
meblağlarda maaş almaktadır.